Aşağıda bir yerlerde, 1. Senaryo Fikri Denemesi yer alıyor. Bu fikirde özetle, kendisi romantik ilişkiler konusunda sıkıntı yaşamış genç bir düğün videocusunun hikayesini izleyeceğimiz anlatılıyor.
Aslında bu "tam" bir fikir değil, bir fikre ("idea") kaynaklık edebilecek bir düşünce ("thought"). Zira, burada henüz, kahramanımızın birlikte olmak isteyeceği, karşı cinsten birileri, ve bu birlikteliğin önüne geçecek ilginç engeller bulunmuyor.
"Romantik komedi için bunlar gerekli mi?" diye sorabilirsiniz: evet, gerekli. Neticede romantik komediler, "Oğlan kızla tanışır, oğlan kızı kaybeder, oğlan kızı yeniden kazanır" şeklinde özetlenebilecek bir yapı üzerinde ilerlerler.
Yani bize bu oğlan kadar kallavi bir kız gerekiyor. Kallaviden kastım, kendine özgü özellikleri bulunan, izlemesi bile ilginç olan biri. Aslında bunca süredir birşey yazmamamın nedeni de bu kızın kim olduğunu tam olarak çıkartamamam. Henüz kızın neye benzediğine dair bilinçaltımdan birşey gelmiş değil.
(Gördüğünüz gibi bilinçaltımı zorlamak gibi bir huyum yok. Zira zorladığım zaman karşıma çıkan şey genelde suyu çıkartılmış klişeler oluyor. Ben ise büyük bir klişe düşmanı olduğum için, bu uzun süreli beklemelere katlanmak zorunda kalıyorum. Eh, Yavuz Turgul da aynı dertten mustarip sanırım: bir, senaryosunu 10 senede yazdığı Eşkıya'ya bakın, bir de "Gönül Yarası" ve "Kabadayı"ya.)
* * *
Ama bu arada, bu romantik komedi ile hangi konuları, hangi temaları (genel anlamda tema) ele almaya niyetlendiğimden bahsedebilirim. (Bu konuda bir yasak ya da engel bulunmuyor.) Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: Niyetim bu konuları ele almak olmasına rağmen, nihai üründe, yani ortaya çıkacak olan senaryoda, bunlardan hiç bahsetmeyebilirm de. Yani karakterler ve olaylar beni çok farklı bir yere götürebilir. Kendimi bu açıdan da kasmıyorum.
Bu senaryoda ele almak istediğim konulardan biri, günümüzde şehirlerde (özellikle de büyük şehirlerde) gençler arasında kurulan romantik ilişkiler. Bu ilişkilerin kısa ömürlülüğü, bunun olası nedenleri, taraflar üzerindeki etkisi, ve bunların daha uzun süreli kılınıp kılınmayacağı, ve kılınabilecekse bunun nasıl yapılabileceği... (Evet, farkındayım: bu, çok derin bir mevzu. Belki birkaç doktora tezi ile ancak ele alınabilecek birşey. Ama ben sadece aklımda uçuşan temaları yazıyorum şimdilik).
Senaryoda işlemek istediğim konularda bir diğeri de, yine günümüzde ve yine büyükşehirlerde (bakın bu büyükşehir ayırımını bilerek yapıyorum, zira küçük şehirlerde bambaşka bir hayat devam ediyor ve büyükşehir fareleri bundan ya habersiz ya da arkasını dönmüş bir biçimde yaşamaya devam ediyorlar) gençler arasında evlilikle sonuçlanan romantik ilişkiler. Gençlerin evlilik kurumuna bakışı, bu kurumun özünde yatan ilkeleri ne kadar anlayıp ne kadar anlamadıkları, tüketim çılgınlığının insan ruhuna enjekte ettiği "kullan-at" felsefesinin evliliklere olan yansıması, genç evlilerin evliliklerinde ortaya çıkan ve anne babalarınınkinden farklı olan krizler (ki bu yüzden onların tavsiyelerinin işe yaramaması), ve bütün bunlara rağmen sağlıklı ve mutlu bir evlilik için bir ümidin var olup olmadığı.
* * *
Tabii ki bu konuları "didaktik" bir biçimde ele alacak değilim. Hiçkimseye "Şöyle yapın, böyle yapın" gibi şeyler söylemeyeceğim. Sadece, senaryonun malzemesini meydana getirecek hikayelerin bu temaların içinden, yanından, kenarından geçebileceğini söylüyorum, o kadar.
Bunlar, her insan evladı gibi benim de kafamı kurcalayan konular. İster evlenmemiş olun, ister evliliğin kenarından dönmüş olun, ister evli olun, ister boşanmış ya da dul kalmış olun: Eminim sizin de bu konular hakkında kendinize özgü görüşleriniz, deneyimleriniz, inandıklarınız ve savunduklarınız vardır.
İşte tam da bu yüzden romantik komediler, bu kadar çok insanın ilgisini çeker ya!
21 Şubat 2008 Perşembe
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)
7 yorum:
bence deneme yanılma olsun önce meslek derim ben, bu kızın mesleği ne olsun? Öğrenci mi çalışıyor mu? Bence çalışan olmasın yada çok ilginç bir mesleği olsun. İnsanlar sizinde dediğiniz gibi monoton hayatı izlmek istemezler. İlginç şeyler görmek isterler. Kız bence ya palyaço olsun yada gezgin bi zengin kız.(işi gücü olmayan) sonunda belkide işte çalışmaya başlar.(Hah! burdan zengin olup çalışmayan ama sevgisi için ailesini bırakan(klişe ama napalım belki bi kısmı tutar değil mi) bi kız olsun. Bi de çatışma koyduk içine. :D Bizler bu tür filmleri ısıtıpta koysak önüne Türk milletinin gene izleriz bknz: Acı Hayat!. Başarılar.
He, bu arada o '0 comments' vakası bana ait! Tekrar özür. Yukarıdaki mesajda benim :P (Umarım 'Yorum Adabı III'çıkmaz bu yazıdn sonra.)
Hala, Sizisevensivridilliokuyucu'nuzum ;)
Öncelikle sizin hayalinize karışma hakkımız var mı çok emin değilim... Eğer karışmamamızı tercih ediyorsanız (önceki yazılarda buna dair birşey göremedim, ya da kaçırdım) lütfen bu yorumu doğrudan silin... Uyarmanıza gerek yok.
Yazdıklarınızı okuduğumda, düğün videoları çeken bir adam için en sıkı çatışma bir gelin -daha doğrusu gelin adayı- ile aşk hikayesinde oluşur diye düşündüm. Elbette kız o gün evleniyorsa bir romantik komedi oluşturamayız, çünkü zaten kız filmin ilk birkaç dakikasında kararını verecektir.
Bizim kahramanımız bu kızın nişanını kaydetse ve önümüzde bir de belirgin bir "evlilik tarihi" de olsa (işleyen saat...) güzel bir gerilim yaratabiliriz sanırım.
Nişan ile evlilik arasındaki dönemde bu ikiliyi bir araya getirecek pek çok yöntem bulabiliriz sanırım...
evet, tabii ki ama benim demek istediğim ne kadar fazla çatışma olursa o kadar iyi olduğu(Biliyoruz artık sayenizde:Titanic) bence çatışma bol olsun ki hem izleyici sıkılmasın hemde bizler rahatça yazabilelim. Şimdi ne olacak sendromu bence minumuma iner. Şunu düşünemeye başlarız. 'burdan nasıl kurtulsak, sahne nasıl başlasa ve nasıl bitse, şuraya nasıl geçsek, veya hangisini atsak sahnelerden' Benim fikrim ve karışabilirsiniz.
Tekrar özür. :D
(Sizihalasevensivridilliokuyucu)
esas kız bence düğün organizatörü olabilir. böylece esas oğlanla düğünlerde karşılaşabilir.
yok çok klasik, çok rejit bir şey olsun derseniz, esas kız itfaiyeci veya seyis olabilir. ilginç mesleklerde bir kız dikkat çekici olabilir. ya da esas oğlanın monoton mesleğine inat kızınkisi daha hareketli daha tehlikeli daha tempolu olabilir: broker, terörle mücedelede polis vb.
bugünlük bu kadar...
Ahmet Bey
72 milyonluk bir ülkede kaç kişi düğün işini özel insanlara yaptırıyor. Bu ülkede yılda yarım milyon evlilik ve nişan yapılıyor.Bu işleri insanlar kendileri organize ediyor.Bana göre bu senaryonun içinde düğün işleri yapan ve digital sistem dolayısı ile kan ağlayan fotoğrafçı esnafının yer alması gerekir. Kendimizi anlatan senaryolara gereksinim olduğunu düşünüyorum.
merhaba
ben kızın mesleyi konusunda günlerdir hep aynı fikir üzerinde duruyorum sonunda cesaret edip paylaşmaya kara verdim
kız boşanma avukatı olursa
nasıl olur mesela??
-aşka inancını tamamen yitirmiş biri
- oldukça gerçekçi hep mantıkla hareket eden katı kuralları var
-güvensiz
-ne çocuklar ne evlilik fikrine açık
- kalabalık ailesi içinde yalnız ve umutsuz
-içinde yeni karşılaştığı videocuya hayranlılığını bastırıp
-aşkı görmezden gelmeye çalışıyor
videocumuz bu kızı aşkın var olduğuna ikna etmeye çabalasa hoş olurdu
günümüzdede boşanmalar bukadar artmış ve otuzu devirmiş bekar her genç evlilik ve çocuk konusunu kafaya baya takmaya başlamışken güncel ve derin açılımları olabilecek bir karakter
ve bu kız ilginç bir hobi bulur ve bir sanat olayı içine
girerse videocuyla ortak yanları
da olabilir
(daha önce katıldığım bir yaratıcı yazarlık teknikleri kursuna bir avukar yaratıcı savunma metinleri yazabilme kabiliyetini geliştirmek için gelmişti ve ben bunu çok ilginç bulmuştum o kadından esinlendim)
şehirli aşkların hikayesi (boşanmalar evlilikler ve bütün bunların arasında avukat kız çok iyi bir çatışma zemini yaratır belkii
:)
kuzey rüzgarı
Yorum Gönder