Aklıma gelecek ilk film fikrinin aksiyon türüne ait olacağını zannediyordum, lakin heyhat! Hiç de öyle olmadı. Bilinçaltımın benimle ilgili başka planları vardı. İlk fikrim, romantik komedi türünde oldu. Öyleyse elimiz mahkum, onun üzerinden gideceğiz bir süre. Zaten ne demişler: "Tanrı'yı güldürmek istiyorsan, plan yap!"
Bulduğum fikir, aslında bir fikrin bir parçası sadece. Yani bir filme kaynaklık edebilecek tam bir fikir değil. Ama işe yarar nitelikte birşey olduğunu düşünüyorum. İçinde bir potansiyel barındırdığı inancındayım.
Fikri nasıl bulduğumu da söyleyeyim: şehirlerarası yolculuk sırasında! Hem de yolculuğun amacının sinemayla hiç ilgisi yok iken. Aşağıdaki bazı yazılarda da bahsettiğim üzere, bilinçaltımı bu konuyla ilgili hiç kasmazken. Tamamen savunmasız bir haldeyken yakalandım yani. (Buraya bir dipnot olarak, "Finding Nemo" filminin yapımcı ve yönetmeninin, filmle ilgili birçok fikirlerini arabayla bir yere giderken -sanırım Vegas'a gidiyorlardı- bulmuşlar. Tebdil-i mekanda gerçekten ferahlık var galiba.)
* * *
Gelelim aklıma gelen fikir parçacığına: Senaryo, düğünleri videoya kaydeden genç (25, en fazla 28 yaşlarında) bir adamla ilgili. Bu adam bir fotoğrafçıda çalışıyor. İlle de o fotoğrafçıda tam zamanlı çalışmak zorunda değil. Ama o fotoğrafçıyla bağlantısı var. Kendisine (ya da fotoğrafçıya ait) bir kamera var, ve onunla düğünleri çekiyor. Bildik düğün görüntüleri işte. Orta kalite düğünlerde (yani Çırağan Sarayı'nda yapılmayanlarda) elinde kamerasıyla gelini, damadı, onların ailelerini, ilginç olayları çekiyor. Kendisi bu ortama duygusal olarak dahil olmadığı için oradaki olayları ve insanları farklı bir biçimde gözlemleyebiliyor. Hatta genç adam onların arasında, kamerasının arkasına gizlenen bir "yabancılaştırma efekti" gibi duruyor.
Bu arada bu genç adamdan bahsetmek gerek. Bu genç adam zeki, çok olmasa da yakışıklı, duygusal ve duyarlı biri. Bir biçimde geçmişinde yaşadığı (yani evlilikten kısa bir süre önce biten) bir ilişkinden dolayı kalbi kırılmış. Bu ruhsal durum, onun yaptığı mesleği, daha ironik kılıyor. Yani kendisinin yaşamadığı bir mutluluğu yaşayan insanların görüntülerini kaydetmek zorunda.
Eh, madem ortada elinde kamera olan genç bir adam var, neden bu genç adam aynı zamanda sinema ile uğraşmasın? (Belki de bazı genç sinemacılara amatör görüntü yönetmenliği yapmaktadır?) Bu bize, senaryomuzu sadece düğün salonları ile kısıtlamama şansı tanır. Şimdilik, genç adamın sinema sevgisini ön plana çıkartma niyetinde değilim, ama ileride ne olur bilmem.
* * *
Evet, elimde şimdilik sadece bir karakter ve bir ön-durum var. Ön-durum'dan kastım, ileride ilginç olaylara gebe olabilecek bir ortam. Ama henüz bu olayların neler olabileceğine dair hiçbir fikrim yok. Elimdekilerden birşeyler çıkabilir gibi duruyor. Hikaye buradan nereye gidecek, inanın şimdilik hiçbir fikrim yok. Acele edip klişeler tuzağına düşmek istemiyorum. Bilinçaltıma vakit tanıyacağım, o da bana birşeyler verecektir diye düşünüyorum.
* * *
Eh, en sonunda başladık. Hadi hayırlısı!
* * *
Bu fikri bildiğim kadarıyla hiçbir yerden almamış durumdayım. Tamamen orijinal yani. Siteyi takip eden arkadaşlardan ricam, onların da kendi fikirlerini bulup, bana paralel bir tarzda bunlar geliştirmeye çalışmaları. Daha önce de belirttiğim gibi, benim burada yazacağım fikirler ile ilgili görüşlerinizi bildirebilirsiniz. Ama bu, onları kullanacağım anlamına gelmez. Bunu bilin, ona göre hareket edin, derim.
* * *
(Burada geliştirilen fikirleri çalmak gibi bir niyeti olanlardan naçizane ricam, bunu yapmamaları. Eğitim amaçlı olan bu proje, birileri tarafından bu şekilde sabote edilirse akim kalır. Siz de, diğerlerinden hiçbir farkı bulunmayan uyduruk bir senaryo yazacağım diye, insanların birşeyler öğrenme fırsatına engel olmuş olursunuz. Eğer yapımcı iseniz, projenin tamamlanmasını bekleyin, ortaya güzel birşey çıkarsa zaten uygun bir fiyatla size satılır, neticede senaryoyu yazıp da turşusunu kuracak değiliz.)
09 Şubat 2008 Cumartesi
Senaryo Fikri Denemeleri: 1
Etiketler:
senaryo fikri,
videocu
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)
5 yorum:
ya abi vala seni seviyorum. Kusura bakma sadece en büyük dostluklar kavga ile başlar demişler ya onu demek istedim bu arada dikkat çekmek... Hocam size saygım sonsuz ama sizde çok iyi biliyorsunuz ki bir öğretmen olarak ilgi çekmek isteyen bir öğrenci ne yapar? (Hocam anlatmama gerek yok ama yazıyı yayınlarsan başkaları için: Yaramazlık yaparak dikkat çeker! Hepimiz yaşadık...) 0 Comments şakası onun içindi. O kadar yararlı şeyler yazıyorken hiç yorum alamamak acı bir şey... Bende yaşadım, yaşıyorum, yaşayacğım (ama dikkat edin genelde alıntılara yorum gelmemiş). Neyse uzun lafın kısası ÖZÜR DİLERİM. (herkes görsün) Sadece dikkat çekmek için yaptım çünkü 331 syfalık yazınızı ve bu sitedeki yazılarınızı iki haftada okudum hemde zevkle... Çok faydalı pratik bilgiler var... Bazı şeyleri okuyunca 'Heee demek bundanmış' vs cümlelerle hayret ettim. Sinemayı seviyorum. Yazmayıda seviyorum. Sizide seviyorum. ;) (Her ne kadar siz beni pek sevmesenizde)... Zevkle takip edeceğim. Bu arada sen kimsinde benimle dalga geçiyorsun demeyin... Yaşım daha küçük 'Siz öğretmensiniz' ben ise öğrenci 'Öğretmenler çok iyi bilir ki öğrenciler öğretmenle dalga geçerler' Kırıcı olmadan dostça... Sizin yazılarınızdan gönlünüzün ne kadar temiz olduğunu biliyorum ama bu kadar yazının üstüne o fikir bana çok basit geldi. Ben zannettim ki en iyi fikriniz bir film yapacaksnız... Deneme olduğunu bilmiyordum. (Tamam okudum yazınızı ama anlamadım. Kızmayın siz öğretmen ben öğrenci). ÖZürse Özür Dilerim tekrar...=) Sivri dilliyim biraz da... Yanlış anlamışım o an için aslında okumuştum 331 sayfalk e-kitapta ama benim ilgimi çeken daha çok hollywood yapımı filmler ve ince noktalrıydı. Şahsi ve siyasi görüşlerinizin bir kısmınıda okudum ama hepsini değil! ÖZellikle türklük testi güzeldi. Hani şu aşureli test :D
Neyse o kadar okuduk affedersin ama kendimce hatalı yada basit bulduğum şeyleri eleştiririm. (Adap demisiniz biliyorum.) Saygısızlık yapmak istemedim dedim ya dikkat çekmek ;)
Sizden sonra senaryo yazmaya karar verdim ve sitenizi takip edeceğim... Bu site bence bir ışık değil bim ışık gibi... Bir ışığın parlaklığı bu kadar mı olur (Yalakalık yapmıyorum ne hacet. Çıkarım yok. Çünkü herşey zaten bedava.) İçimden geçenleri söylemek istedim sadece.
Ben bu arada bir soru sormak istiyoum. 'Yazmaktn çok fikir geliyor aklıma hocam ne yapayım?' Yani fikir çok yazmak az...Biraz yazarken başka fikirler, kısa öykü fikri, roman fikri, film fikri, o kadar çok ki benimde kafamkarışıyor... Hangisine yatırım yapacağıma karar veremiyorum. Birde bunları yazmaya kalksam ömür yetmez. Onun haricinde kitabu yada öyküyü yazarken frklı türlere geçiş yapıyorum... İçimdeki sesler diyor ki bu fikir şu türde yazarsan daha iyi olur... bu türde yaz... İki gün yazıyorum.. .Bir bakmışım korku komedi, fantezi gerçk olmuş, birde farklı bir dünya yaratmaya meraklıyım yani bu dünyayı anlatmayan o zaman seçenekler ve yaratımlar daha zor olduğu için tıknmalar oluyor acaba farklı bir türde mi yazsam... 30 sayfa yaz sonra olmadı...Günümüde geçsin... Çıkış bulamadık şurda geçsin ama o zamand pek yaratıcı olmuyor tabii. Ne yapsak ne etsek?
Sizisevensivridillibirokuyucu :D
Merhaba,
Senaryo yazma projeniz basladigi icin mutluyum, bircok soruma yanit bulabilecegimi dusunuyorum, burada islemeyi planladiginiz ve su ana kadar paylastiginiz fikir hakkinda kafam islemeye basladi bile...
Romantik komedi olduguna gore bakalim genc adam nasil bir kadinla iliski yasayacak? Neler olacak?
Once aklima gittigi dugunlerden birinde evlenmek istemeyen bir gelinle bir iliskisi olsa diye dusundum -klise- sonra aklima damadin annesiyle bir iliski yasasa daha enteresan olur:) diye bir fikir geldi, zevkli ve dediginiz gibi ilginc olaylar icin musait bir zemin. Hepimize hayirli olsun!
Ben yıllarca trt'de kameramanlık yaparken daha fazla para kazanmak adına babamdan kalan bir fotoğrafçı dükkanı işlettim(devlet memurluğu ve esnaflık bir arada nasıl yapılır adlı yazımı isteyenlere gönderebilirim)Bu dükkan iZmir'in çok kenar bir semtindeydi.O kadar çok ilginç olay yaşadımki örneğin bir tanesi. Ucuz bir düğünde kamerayla bir kaç ayrıntı çekip çırağa bırakmıştım. (Yakışırmı arkadaş koskoca trt kameramanına düğün çekmek diyenlere CEVAP DAHA SONRA)Neyse bizim çırak kamerayı sehpaya koymuş genel bir yerden arada sırada zoom yaparak durumu idare ediyormuş. Ancak unuttuğu bir şey kameranın ses kaydı yapıyor olması .. Arkadaşı ile beraber düğünde kim varsa ileri geri konuşmuşlar. Arada çirkin küfürlerde vardı. Sesleri silip üzerine müzik döşedim. Düğün sahibi roman çocuğu da haklı olduğundan iyice zıvanadan çıktı. İnanmazsınız ama adama kendimi affettirmek için yüzlece bedava fotoğraf bastım... Çırağa ne oldu sorusuna cevap yok...
Üstteki olay gerçekten komik. Bir biçimde bunu senaryoya dahil etmemiz gerek :)
Videocu hakkında bir anı daha...
Yine bir göçmen düğünü çekimi ben herzamanki gibi omuzumda kamera ön plan çiçek, yok fluden net olmaca sanki belgesel çekiyoruz da. Sıra takı merasimine geldi .Bizim çırağa verdim. Arkada oturup birşeyler içiyorum.Millet takı yapıp poz veriyor. Neyse düğün bitti gece yarısı damat beni aradı. Abi senle konuşmam lazım çok önemli gibi laflar.
Akşam buluştuk Aman abi ocağına düştüm benim valide tek bilezik taktı ben karıya söz vermiştim, beş tane takacak diye beni kurtar. Baktım oğlan ağlıyor. Sözüuzatmıyalım montaj setini açtık araya acayip insertler ,zoomlar girip kadını yanlışlıkla 6 bilesik takar gibi yapmışım. Sabaha karşı bitti cd ye aktardım. Ertesi gün trt'ye damat eldi elinde koskoca bir çukulata ... Neyse bir evliliği kurtardık
Yorum Gönder